Dış Gruba Her Şeye Katlanabilirim, Ama Asla Dış Gruba Değil
Kaynak: Scott Alexander, I Can Tolerate Anything Except the Outgroup — Slate Star Codex, Eylül 2014
Üç Kabile
Scott Alexander toplumu üç renge ayırır:
Mavi Kabile — Eğitimli, seküler, sanata ve bilime değer veren, azınlık haklarını savunan, kozmopolit grup.
Kırmızı Kabile — Dindar, vatansever, geleneksel değerlere bağlı, kırsal kesim ağırlıklı grup.
Gri Kabile — Silikon Vadisi kafasında, bilimsel determinizme inanan, ideolojilerden bağımsız olduğunu düşünen rasyonalist grup.
Coğrafi ve kültürel olarak Mavi ile Gri birbirine çok yakındır. İkisi de şehirli, eğitimli, bilim konuşur. Ama bu yakınlık, aralarındaki gerilimi azaltmaz — tam tersine artırır.
Dış Grup Aslında Kim?
Makalenin en sarsıcı tespiti: Dış grup, size en uzak olan değil, sizinle aynı alanı paylaşan ve statünüze tehdit oluşturan gruptur.
Eski Cermen kabileleri binlerce kilometre uzaktaki Japonlardan nefret etmiyordu. Japonlar onlara "egzotik ve ilginç" geliyordu. Cermenler, nehrin hemen karşı kıyısındaki kendilerine tıpatıp benzeyen diğer Cermen kabilesinden nefret ediyordu.
Modern hoşgörülü bir Mavi Kabile mensubu için:
Uzaktaki egzotik bir kabile, bir Budist rahip, farklı bir kültür → "Saygı duyulacak, otantik, hoşgörülecek."
Kendi ülkesinde yaşayan, kendi dilini konuşan ama karşı partiye oy veren komşusu → "Cahil, tehlikeli, asla hoşgörülemez."
Hoşgörü, yalnızca uzak ve zararsız olan şeylere karşı kullanılan bir lükstür. Gerçekten rahatsız eden yerel muhalefete gelince tamamen buharlaşır.
Nefret Neden Bir İhtiyaç?
Bir grubun birliği, içerideki sevgiyle değil dışarıdaki ortak düşmana duyulan ortak öfkeyle ölçülür.
"Herkesi seven ve barışçıl" kimliğini koruyabilmek için "nefret edilecek kadar kötü" bir düşman yaratmak zorunlu hale gelir. Karşı tarafın en küçük hatası veya absürtlüğü, iç grubun ahlaki üstünlüğünü tatmin etmek için yakıta dönüşür.
Empati Testini Kim Geçer?
Yazar provokatif bir örnek verir: El-Kaide lideri öldürüldüğünde Mavi Kabile'nin entelektüelleri şunu söyleyebilir — "Şiddetin her türlüsü kötüdür, bir insanın ölümüne sevinmemeliyiz, onu bu radikalizme iten sosyolojik arka planı anlamalıyız."
Ama aynı entelektüeller kendi ülkelerindeki muhafazakar bir politikacı kalp krizi geçirdiğinde "Hak ettiler, zaten hepsi faşistti" diyerek açıkça sevinebilirler.
Eli kanlı bir teröriste bile mesafe ve egzotiklik sayesinde empati penceresi açılabiliyor. Ama kendi mahallesindeki siyasi rakibine karşı bu pencere tamamen kapanıyor.
Ayna
Meditations on Moloch sistemleri inceler. I Can Tolerate Anything Except the Outgroup ise kendi zihnimizin ikiyüzlülüğünü inceler.
Scott Alexander soruyor: Gerçekten açık fikirli misin, yoksa sadece senin gibi düşünen iç grup arkadaşlarına karşı mı hoşgörülüsün? Gerçekten tiksindiğin o "öteki" kabileye karşı adalet, empati ve nezaket gösterebiliyor musun?
Gösteremiyorsan, Moloch'un kabilecilik oyununa kapılmış sıradan bir kabile savaşçısısın demektir.