Prens
Ele Geçirme ve Hâkimiyet
Başkaldıran ülkeler ikinci kez ele geçirildiklerinde yitirilmeleri daha zordur; çünkü senyör başkaldırıyı fırsat bilerek, durumunu sağlama almak için suçluları cezalandırmada, kuşkuluları saptamada, zayıf noktaları güçlendirmede daha sakınmasız davranır.
Devletleri ele geçiren kişi ilk prensin soyunu yok etmeli ikincisi yasalarda ve vergilerde değişikliğe gitmemelidir. Ama dili ve görenekleri farklı bir bölgeyi ele geçirdiyse prens ele geçirilen yere gidip orada yaşaması daha iyi olacaktır. Bu ele geçirilen yeri daha güvenli ve sürekli kılar. Daha iyi bir başka çare bir-iki yerde devleti prense bağlayacak olan koloniler kurmaktır.
Özgür yaşamaya alışmış bir şehre egemen olup onu yok etmeyen kişi, o şehir tarafından yok edilmeyi bekleyebilir; çünkü ayaklanmada, böyle bir şehre, özgürlük ruhu ve eski düzen her zaman sığınak olur.
Zarar Verme ve İyilik Yapma
Ya insanların gönlünü hoş tutmalı ya da onları yok etmelidir. Çünkü insanlar uğradıkları küçük zararların öcünü alırlar, ama büyük zararların öcünü alamazlar; bu yüzden insana verilecek zarar, intikam korkusu yaratmayacak biçimde olmalıdır.
İşgalci, bir devleti ele geçirdiğinde yapması gereken bütün yıkıcı şeyleri gözden geçirip hepsini bir anda yapmalıdır ki her gün yinelemek zorunda kalmasın ve yinelemediği için de insanlarda güven duygusu kazanabilsin.
Haksızlıkların hepsi daha az maruz kalındığında daha az incitecekleri için, aynı anda yapılmalıdır; iyilikler ise, tadını daha iyi çıkarabilmek için, azar azar yapılmalıdır.
Soylu ve Halk
Soyluların yardımıyla prensliği elde eden kişi, halkın yardımıyla prens olan kişiye oranla konumunu korumakta daha büyük zorluk çeker; çünkü çevresi kendilerini onunla eşit gören bir çok kişiyle çevrili bir prens konumundadır, bu yüzden de onlara hükmedemez, onları istediği gibi yönlendiremez.
İyilik ve Kötülük
Çünkü her zaman iyi bir insan olmak isteyen kişi, iyi olmayan onca insan arasında kesinlikle yıkıma uğrayacaktır.
Cömertlik ve Cimrilik
Bir prens insanlar arasında cömert namını korumak istiyorsa, hiçbir gösterişli harcama fırsatını kaçırmaması gerekir; ama böyle davranmakla bir prens bütün kaynaklarını bu tür eylemlerle tüketmiş olacak ve sonunda, cömert namını korumak isterse, ağır vergilerle halkı ezmek ve para edinmek için yapılabilecek her şeyi yapmak zorunda kalacaktır.
Günümüzde büyük işleri yalnızca cimri kabul edilenlerin yaptığını, ötekilerin yok olup gittiğini gördük.
Sevgi ve Korku
Ve insanlar, kendini sevdiren birisini mağdur etmeyi, korku uyandıran birisine oranla daha az önemserler; çünkü sevgiyi hatır bağı ayakta tutar; insanlar kötü oldukları için, kişisel çıkarlarının söz konusu olduğu her fırsatta, bu bağ kopar; oysa korku, insanı hiç terk etmeyen bir ceza korkusuna dayanır. Bununla birlikte pren insanların sevgisini kazanmasa bile, nefretten korunacak şekilde korku uyandırmalıdır.
Ama özellikle başkasının malından uzak durmalıdır; çünkü insanlar babalarının ölümünü mal varlıklarının kaybından daha çabuk unuturlar.
Görünüş ve Gerçeklik
Ne gibi göründüğünü herkes görür, ama ne olduğunu çok az kişi duyumsar.
Talih ve Atılganlık
Kesin kanım o ki, atılgan olmak temkinli olmaktan daha iyidir; çünkü talih dişidir ve ona hükmetmek isteniyorsa onu dövmek ve zorlamak gerekir. Talihin soğuk davrananlardan çok, bu kişilere kendini teslim ettiği görülür; gene bü yüzden, kadın olarak hep gençlerin dostudur, çünkü gençler daha az temkinli, daha saldırgandırlar ve daha pervasızca hükmedeler ona.