Robert Greene
Yazar: Robert Greene
İnsan Doğası ve Karakter Analizi
İnsanların Tekrarlayan Davranışları
İnsanlar herhangi bir şeyi asla bir kez yapmazlar.Bir an için aklım başımdan gitti diyerek kendilerini mazur göstermeye çalışırlar ama karakterleri ve alışkanlıklarının zorlamasıyla aynı aptallığı başka zaman da yineleyeceklerinden kendinden emin olabilirsiniz.
İnsanların günlük işlerini ele alış biçimlerinde karakterlerinin apaçık işaretlerini görebilirsiniz.Eğer basit görevleri bitirmekte geç kalıyorlarsa daha büyük projelerde de gecikeceklerdir.Ufak aksaklıklar onları tedirgin ediyorsa daha büyüklerinin altında ezileceklerdir.Önemsiz konularda unutkan ve ayrıntılara dikkatsiz davranıyorlarsa önemli konularda da bu davranışları değişmeyecektir.
Oyun ve Rekabet
İnsanların çalışma yaşamları dışında nasıl davrandıkları da incelenmesi gereken başka bir alandır.Herhangi bir oyunda ya da spor karşılaşmasında gizleyemedikleri rekabetçi yapıları ortaya çıkar.Bu tiplerin oyunlarda nasıl kaybettiklerine bir bakın.Kibar olabilirler mi?Bu açıdan beden dilleri çok şey anlatır.Kuralları ihlal etmek ya da esnetmek için ellerinden geleni yapmayı deniyorlar mı?
Tekdüzelik ve Değişim
Herhangi bir konuda bir kişinin belirli bir davranışı yalnızca bir kere yapacağını ve bir daha tekrarlanmayacağını düşünmek yanlıştır.Köle gibi çalışıp 30 yaşına kadar para biriktirelim ve bundan sonra keyfini çıkaralım diyenlerin hatasıda budur.Otuz yaşında hırsa ve sıkı çalışmaya yatkın olurlar ve asla bir daha keyfini çıkaramazlar.Kişi yaptığı şeyi yine yapacaktır ve aslında uzak geçmişte de yapmıştır.Yaşamın acı veren yönü,kendi düşüncelerimizin bizi bu tekdüzeliğe sürüklemesidir.Çünkü bu kendini yineleyen otomatik tepkimelerin sonucudur.
Kişilik ve Maske
Kişilik sözcüğünün İngilizcesi olan personality Latincede "maske" anlamını taşıyan persona sözcüğünden gelir.Halkın arasında hepimiz maske takarız ve bunun olumlu bir işlevi vardır.Eğer kendimizi olduğumuz gibi sergilersek,aklımızdan geçenleri dürüstçe söylersek neredeyse herkesi kırarız ve gizlenmesi gereken niteliklerimizi ortaya çıkarırız.
Yanlış Algılama ve Narsizm
Bu biçimdeki körlük ve nasisizmle neredeyse her gün karşılaşırız.Başka insanları kendi değerlerimizin ve arzularımızın yansımaları olarak düşünme eğilimine sahibiz.Bize benzemeyen yönlerini algılayamadığımız için,tahmin ettiğimiz gibi davranmadıklarında çok şaşırırız.Bilinçsizce insanları kırarız ya da dışlarız ve ortaya çıkan zarar nedeniyle kendi anlayışsızlığımızı değil,onları suçlarız.
Geçmiş ve Yaşlanma
Yaşımız ilerledikçe geçmişe daha fazla bağlanırız.Alışkanlıklar bizi yönetir.Yaratıcılığın yerini tekrarlama alır.
Duygusal Kontrol ve Perspektiv
Finans Balonları ve Duygular
Analizlerin göz ardı ettiği nokta,milyonlarca alıcı ve satıcıyı,aşağıya ya da yukarı çeken temel mantıksızlıktır.Hepsi kolay paranın çekiciliğine kapılmıştı.En eğitimli yatırımcılar bile bu durumda kendini duygularına kaptırmıştı.İnsanların zaten inanmaya yatkın olduğu şu ünlü "bu kez çok farklı" ve "ev fiyatları asla düşmez" gibi fikirleri desteklemek için çalışmalar yapılmıştı.Dizginlenemeyen bir iyimserlik dalgası kitleleri sarmıştı.Ardından panik,çöküş ve gerçekle yüzleşme geldi.
Bu tür balonlar insanlar üzerinde yoğun duygusal bir çekim oluşturdukları için meydana gelir,bu da kişinin sahip olduğu muhakeme gücünü alt eder
Mantıklı Düşünme
Örneğin boşanma davasında çocuğun velayeti söz konusu olunca,mantıklı kişiler karamsarlıklarını,önyargılarını bir yana bırakıp çocuğun uzun vadeli çıkarlarına en uygun çözümü bulurlar.Mantıksız kişiler ise eşlerine karşı bir güç savaşı verirler
Duygusal Dinginlik
Duygularınızı dinginleştirin.Perspektif zamanla oluştuğundan ne kadar uzun beklerseniz o kadar iyi olacaktır.Bunu direnç antrenmanı gibi düşünün;tepki vermeye ne kadar uzun süre direnç gösterirseniz üzerinde düşünmek için o fazla zihinsel yeriniz olacak ve zihniniz güçlenecektir.
İletişim ve Dinleme
Aktif Dinleme
Konuşma ve fikrinizi belirtme dürtüsüne karşı çıkıp öteki kişinin görüşlerini dinlemeye başlayın.İçsel monoloğunuzu elinizden geldiğince kesin.Tüm ilginizi karşınızdaki kişiye verin.Önemli olan dinleme yeteneğidir,böylece sohbet sırasında söylediklerini ya da söylemediği halde sezdiklerinizi karşınızdakine yansıtabilirsiniz.Bunun çok büyük,karşı konulmaz bir etkisi olacaktır.
Aynı şekilde karşınızdaki konuşurken başınızı sallamak ve gülümsemek de bağlantıyı derinleştirecektir.Belirli anlarda baş sallama,gülümseme ve yansıtma çok belirsiz ve hiç saptanmayacak gibi olmalıdır.
İnsanların Konuşma Arzusu
Genellikle insanlar kendileri ve geçmişleri hakkında konuşmayı severler ve açılmalarını sağlamak kolaydır.
Ne kadar çok sayıda insanla yüz yüze etkileşime girersen o kadar daha iyi olursunuz.
Sözsüz İletişim
Sözsüz ipuçları üzerine yapılan sayısız çalışma insanların ellerine,kollarına dokunmanın inanılmaz bir etki yarattığını ve karşınızdakilerin kaynağını bilmeden hakkınızda iyi şeyler düşündüklerini ortaya çıkarmıştır.
İnsanları Etkileme ve İkna
Küçük Armağanlar
Kendi tarafınıza çekmek için insanlara armağanlar ya da ödüller verirken,daima küçüklerini seçmek daha iyi olur.Büyük armağanlar onların sadakatini satın almak istediğimizi gösterir ve insanların bağımsızlık duygusunu incitir.Küçük armağanların daha güçlü bir etkisi vardır.Daha doğrusu zamana yayılan küçük ödüller,daha gösterişli olanlara oranla insanları size daha fazla bağlayacaktır.
Zeka İltifatı
Zekalarına iltifat edince onların fikrini değiştirecek ya da yardım etmek için savunmalarını indirecek alana sahip olursunuz.
Yanıltma Stratejisi
"Bir adamın kalbını kazanmak istiyorsanız,sizi yalanlamasına izin verin" diye yazarken daha da zekice bir taktik sunmuştu.Bunu yapmak için herhangi bir konuda hedef kişiyle biraz sertçe fikir ayrılığı yaşarsınız ve ardından yavaş yavaş onun bakış açısına gelirsiniz ve böylece yalnızca zekasını değil,onun etkileme gücünüde onaylamış olursunuz.İnsanlardan tavsiye isteyerekte aynı etkiye yaratmış olursunuz.
Minnettarlık Tuzağı
Eğer onlardan bir şey isteyecekseniz,minnettarlık duygusu uyandırmak için daha önce onlara yaptığınız iyilikleri anımsatmayın.Minnettarlığa çok seyrek rastlanır çünkü bize çaresizliğimizi,başkalarına dayanmak zorunda olduğumuzu hatırlatır.Bağımsız olduğumuzu hissetmekten hoşanırız.Bunun yerine geçmişte onların size yaptığı iyilikleri anımsatın.Böylece"Evet ben çok cömertim" öz fikri onaylanmış olacaktır.Bir kez anımsatılınca bu imgeye uygun davranmayı sürdürmek isteyip tekrar iyilik yapacaklardır.
Stratejik İltifat
Başarılı iltifatın anahtarı stratejik olmasıdır.Eğer basketbolda berbat olduğumu biliyorsam,basketbol yeteneğimin övülmesi samimi gelmeyecektir.Ama yeteneğim konusunda emin değilsem,belki pek de kötü olmadığımı düşünüyorsam,herhangi bir övgü harikalar yaratabilir.
İnsanları yetenekleri yerine çabaları için övmek daima daha iyi sonuç verir.Onları yetenekleri için övdüğünüzde,sanki doğal bir yetenekle doğdukları için şanslılarmış gibi hafif bir küçümseme ima edilir.İnsanlar iyi talihe çok çalışarak ulaştıklarını hissetmeyi sevdiğinden,övgüleriniz bu noktayı hedef almalıdır.
Eşitiniz olan kişilere iltifat etmek için daha çok alanınız vardır.Konu üstleriniz olunca aynı fikirde olduğunuzu söylemek ve bilgeliklerini onaylamak yeterlidir.
Övgünün ardından asla bir yardım isteğinde bulunmayın.Övgünüz bir başlangıçtır ve üzerinden biraz zaman geçmesi gerekir.
Amaç ve Yaşam Felsefesi
Modern Kaybolmuşluk
Bu kaybolmuşluk ve kafa karışıklığı hissi kimsenin suçu değildir.Büyük değişimlerin ve kaosun yaşandığı zamanda doğmanın doğal bir tepkisidir.Din,inanılacak evrensel davalar,sosyal tutarlılık gibi geçmişin eski destek sistemleri en azından Batı dünyasında kayboldu.Ayrıca davranışları yönlendiren ayrıntılı gelenekler,kurallar ve yasaklarda kayboluyor.Hepimiz oradan oraya savruluyoruz ve bunca insanın bağımlılık ve depresyon pençesinde olmasına şaşırmamak gerekir.
Yön İhtiyacı
Burada sorun basittir:Bir yön duygusu arzusu biz insanların doğasında vardır.Başka canlı organizmalar davranışlarını saptayıp yönlendirmek için ayrıntılı içgüdülerine güvenirler.Biz ise bilincimize güvenemyi öğrendik.Ama insan zihni dipsiz kuyu gibidir,keşfedilecek alanlar sonsuzdur.Hayal gücümüz bizi her yere götürebilir ve her şeyi gözümüzün önüne getirebilir.Her an yüzlerce farklı yöne gitmeyi seçebiliriz.İnanç sistemleri ve gelenekler olmadan,davranış ve karalarımıza rehberlik edecek bir pusulamız yoktur ve bu durum bizi çıldırtır.
Çeşitlilik ve Özgünlük
Doğanın gelişen ekosisteminde türler arasında çok yüksek düzeyde çeşitlilik gözlemleriz.Bu türlerin dengeyle çalışması sistemi zenginleştirir,kendinden beslenir,yeni türler ve karşılıklı ilişkiler yaratır.Çeşitliliği az olan ekosistemler oldukça çorak ve sağlıksızdır.Biz insanlar kendi toplumsal ekosistemlerimizde çalışırız.Tarih boyunca en sağlıklı ve en ünlü toplumların bireyler arasındaki çeşitliliği en fazla destekleyen toplumlar olduğunu görürüz.Olağanüstü yaratıcılık içeren bu dönemler tarihin tepe noktalarıdır.Bunu diktatörlüklerin uyumluluğu ve kültürel kısırlığıyla kıyaslayabiliriz.
Yaşamımızda özgünlüğümüzü yeteneklerimiz ve işimizin doğasıyla verimli kullanmaya yönlendirirsek gerekli olan çeşitli katkıda bulunuruz.Özgünlük aslında bizim bireysel varlığımızın ötesine geçer.Doğa bize bu damgayı vurmuştur.Niçin belirli bir müziği sevdiğimizi,insanlara yardım etmekten hoşlandığımızı ya da belirli bilgi biçimlerine ilgi duyduğumuzu başka nasıl açıklayabiliriz?Bu bize miras kaldı ve bir amaç için burada bulunuyor.
Stres ve Gelişme
Strese karşı yüksek tolerans geliştirir,hatta stresten besleniriz.Biz insanlar stresle başa çıkmak üzere yapılandırıldık.Huzursuz ve enerjik aklımız,zihinsel ve fiziksel açıdan aktif olduğumuz,adrenalin pompalandığı zaman gelişir.İnsanların emekli olunca daha çabuk yaşlandıkları ve çöktükleri bilinen bir olgudur.Zihinlerini besleyecek bir şey kalmamıştır.Kaygılar,düşünceler geri gelir.Hareketsizleşirler.Başa çıkabileceğimiz biçimde biraz stres ve gerginliği muhafaz aetmek sağlığımızı düzeltir.Ve son olarak amaç duygusu olunca,depresyona daha az yatkın oluruz.
Amaç ve Güç
Yüksek bir amaç duygusuyla iş yapmak bir kuvvet çarpanıdır.Tüm kararlarınız ve hareketlerinizin ardında büyük bir güç vardır,çünkü merkezi bir fikir ve amaç onları yönlendirir.
Sahte Amaçlar
İnsan doğasının bir öğrencisi olarak iki göreviniz var:Birincisi,insan yaşamında amaç duygusunun oynadığı birincil rolün farkında olmalısınız.Çevrenizdekilere bakın,davranışlarının rehberini ölçün ve seçimlerindeki modelleri görün.İstediklerini yapma özgürlüğü onların birincil motivasyonu mu? Çoğunlukla keyif,para,imaj,güç ya da katılacakları bir davanın mı peşindeler?Bunların hepsine sahte amaçlar adını veriyoruz ve bunlar takıntılı davranışlara ve çeşitli çıkmaz sokaklara yol açarlar.Sahte amaçları olan birini saptayınca onunla çalışmaktan ya da onu işe almaktan kaçının çünkü verimsiz enerjisiyle sizi aşağıya çekecektir.
Para ve Başarı Tuzağı
Para ve statü peşinde olmak çoğu insana motivasyon ve odaklanma sağlayabilir.Böyle tipler yaşamdaki görevlerini zaman kaybı ve geç kalmış bir fikir olarak görürler.Ama uzun vadede bu felsefe çoğunlukla en mantıksız sonuçları çıkarır. Kısa vadeli düşündükleri için para ve başarı peşinde takıntılı koşturmlarında büyük hatalar yaparlar. Eğer para kazanmayı birincil hedefimiz yaparsak,özgünlüğümüzü gerçekten geliştiremeyiz ve eninde sonunda daha genç,daha aç biri bizim yerimizi alır.
Aşırı Niyet
"Aşırı niyetli" olmanın etkisin biliyoruz:Eğer uyumamız gerekiyor diye düşünürsek,uyuya dalmamız zorlaşır.Bir konferansta olabilecek en iyi konuşmayı yapmak zorundaysak,sonuç konusunda aşırı kaygılı oluruz ve performansımız düşer.Çaresizce bir partner ya da bir arkadaş arıyorsak,kendimizden uzaklaştırmamız olasıdır.
Yaşamdaki en zevkli şeyler,niyetlenilen ve beklenenlerin dışında oluşanların sonucudur.Mutlu anları üretmeye çalışırsak genelde hayal kırıklığına uğrarız.Aynı şey para ve başarının inatla peşinden koşulması için de söylenebilir.En başarılı,ünlü,zengin insanların çoğu para ve statü takıntısıyla başlamamıştır.
Liderlik ve Otorite
Zayıf Lider Özellikleri
Eğer herkes liderin ticari zekasını övüyor ama kültürel gelişimni övmüyorsa,ikincisine odaklanmalısınız.
Onları bir krize atmadan önce görece içsel sertliklerini ölçme bilmelisiniz.Çeşitli üyelere zor görevler ya da her zamankinden daha erken teslim tarihleri verin ve nasıl karşılık verdiklerine bakın.Bazı kişiler üstesinden gelirler ve hatta böyle bir stres altında daha iyi iş çıkarırlar.
Gizemli Liderlik
Çoğu insan kolayca tahmin edilebilir.Sosyal ortamlara karışabilmek için neşeli,memnun edici,cesur,duyarlı gibi tutarlı bir kişilik yaratırlar.Göstermekten çekindikleri diğer niteliklerini gizlerler.Lider olarak daha gizemli olmalı,başkalarını büyüleyen bir kişilik sergilemelisiniz.Karışık sinyaller göndererek,birazcık birbiriyle çelişen nitelikler sunarak insanların anında sınıflandırma yaparken duraklamarını ve sizin gerçekten kim olduğunuzu düşünmelerini sağlayın.Hakkınızda ne kadar fazla düşünürlerse varlığınız o kadar daha büyük ve otoriter görünecektir.
Örneğin genelde nazik ve duyarlı iseniz,gizli bir acımasızlık,belirli davranışlara tahammülsüzlük belirtisi gösterin.Çocuklarına sevgilerini gösterirken bir yandan sınırlar koyan ebeveynler böyledir.Çocuk sevgi ile biraz korku arasında kalır ve bu gerginlikten saygı doğar.
Görünürlük Stratejisi
Genelde görünmemek daha iyidir çünkü grubun karşısına çıktığınız zaman heyecan ve drama yaratırsınız.Eğer doğru yaparsanız,görünmediğiniz zamanlar insanlar sizi düşünecektir.Günümüzde bu sanat kayboldu.İnsanlar hep görünüyor ve tanıdık geliyor,her hareketleri sosyalden sergileniyor.Bu durum sizi bağlantı kurulabilir yapar ama bir yanda da sizi herkes gibi gösterir ve böyle sıradan bir varlıkla otorite kurmak imkansızdır.
Hata ve Özür
Aynı şekilde bir hata yapınca fazla açıklamaya ve özür dilemeye kalkışmayın.Saldırıldığı takdirde savunmacı ve ağlak olmaktan kaçının.Siz bunların üstündesiniz.
Vaatler
Ayrıca insanlar aşırı vaatlerde bulunmaktan kaçının.O anda kendileri için yapacağınız harika şeyleri duymaları,iyi hissetmelerini sağlar ama insanlar genelde vaatleri unutmazlar ve eğer yerine getirmezseniz,başkalarını ya da koşullarını suçlasanız bile,söyledikleriniz akıllarında kalacaktır.Bu durum ikinci kez olursa,otoriteniz tükenmeye başlar.
Baştan Çıkarma ve İkna Sanatı
Çapkın ve Değiştirme Arzusu
Bir kadın her zaman yeterince arzulanmadığını ve takdir edilmediğini düşünür. Sözcükler kadınların zayıf tarafıdır ve Çapkın baştan çıkarıcı sözlerin ustasıdır.
Çapkının en baştan çıkarıcı niteliği kadınlarda onu değiştirme isteği uyandırmasıdır.Ahlakdışı davranışlarınızda suçüstü yakalanırsanız,derhal zayıf yönünüzü ortaya çıkarın:değişmek istiyorsunuz ama bunu başaramıyorsunuz.Yardıma gereksinimizin var.Kadınlar böyle fırsatları asla kaçırmayacaklardır.
İdeal Aşık
Çoğu insan içsel olarak,dışarıdan göründüğünden çok daha büyük olduğuna inanır.Gerçekleşmemiş idealleri çoktur:aslında ressam,düşünür,lider olabilirler ama dünya onları emiş,yeteneklerinin gelişmesine izin vermemiştir.Onları baştan çıkarmanın ve uzun süre elde tutmanın anahtarı budur.İdeal Aşık böyle bir büyü yapmasını çok iyi bilir.Amatör baştan çıkarıcıların çoğu gibi yalnızca fiziksel yönüne hitap ederseniz,en temel içgüdüleri üzerinde oynadığınız için bir süre sonra sizden hoşlanmazlar.Amda daha yüce yönlerine hitap edip,daha yüksek güzellik standartları koyarsanız,baştan çıkarıldıklarını bile fark etmezler.Kendilerini yüceltilmiş,yükseğe çıkartılmış hissettikleri zaman onların üzerinde sınırsız gücünüz olacaktır.
Görünüm ve Farklılık
Bir referans noktası olması gerektiğini unutmayın.Görünümüz tümüyle çok yabancı kalırsa,insanlar sizin ilgi çekmek için elinizden geleni yaptığınızı ya da daha kötüsü çıldırdığınızı düşünebilirler.Bunun yerine yaygın olan giyim modasında biraz değişiklikler yaparak kendinizi hayran olunacak bir görüntü biçimine getirin.
Şımarıklık ve Özgüven
Maddi açıdan şımartılanlar genellikle dayanılmaz olurlar ama sevgi şımarığı olanlar,kendilerinin çok baştan çıkarıcı olduğunu bilirler.Büyüdükleri zaman bu bilgi büyük bir avantaj sağlar.Annesinin göz bebeği olduğundan bireysel deneyimlerine dayanan Freud,şımartılan çocukların yaşamları boyunca süren özgüvenleri olduğunu söylemişti.Bu nitelik dışa vurur,başkalarını kendine doğru çeker ve dairesel biçimde insanların o kişiyi biraz daha şımartmasına yol açar.Disiplin kuralları koymaya çalışan bir ebeveyn tarafıdan doğal enerjileri ve ruhları ehlileştirilmediğinden,yetişkinlik döneminde maceraperest,cesur ve çoğu zaman muzip ve utanmaz olurlar.
Geri Çekilme Sanatı
İnsanlar doğuştan gariptir.Kolay bir fetihin değeri zor olandan daha düşüktür;sahip olabileceklerimize oranla bize yasaklananlardan daha fazla zevk alırız.Baştan çıkarma olgusunda en büyük gücünüz,arkanızı dönüp başkalarının sizin peşinizden gelmelerini sağlama,tatmin olmalarını geciktirme yeteneğinizdir.Çoğu insan yanlış hesap yapar ve karşısındakine ilgisini yitireceğinden korkarak çok çabuk teslim olur ya da karşısındakine istediğini vermenin,verene bir çeşit güç sağlayacağına inanır
Özgüven ve kendine yeterlilk çekicidir.Başkalarına ne kadar az gereksinim duyuyor gibi görünürseniz,onlar size o kadar yaklaşmak isteyecektir.
Büyüleme
İnsanların en birincil zayıflığı olan güzelliğe ve özdeğerlere düşkünlüğünü hedefleyerek büyülemeyi öğrenin.
Kuşlar kendi seslerini taklit eden ıslıklarla erkekler de kendi fikirlerine en yakın söylemlerle avlanır.
İnsanların dikkatini çekmenin,mantıklı düşünme gücünü azaltmanın sırrı ise,egoları,güzellikleri,özdeğerleri gibi en az denetleyebildikleri unsurlara vurmaktır.Benjamin Disraelin dediği gibi,"Bir insana kendisinden söz ederseniz,sizi saatlerce dinler".Bu strateji asla belirgin olmamalıdır.
Dinleme ve Gözlem
Bir Sihirbaz olabilmek için dinlemeyi ve gözlemlemeyi öğrenmelisiniz.Kurbanlarınızın konuşmasına ve kendilerini anlatmasına izin verin.Onların güçlü ve daha da önemlisi zayıf noktalarını öğrenin,ilginizi bireyselleştirin,onların özel arzu ve gereksinimlerine hitap edin,iltifatlarınızı güvensizliklerine yönlendirin.
Eleştiri ve Eğlence
Hiç kimse sizin sorunlarınızı,sıkıntılarınızı dinlemek istemez.Hedefinizindekilerin şikayetlerini dinleyin ve daha da önemlisi onları eğlendirerek sıkıntılarından uzaklaştırın.Ciddi ve eleştirel olmak yerine neşeli ve eğlenceli olmak daha çekicidir.
Zarafet ve kibarlık da kabalığa karşı zafer kazanacaktır çünkü insanlar daha yüksek,daha kültürlü olduğuna inandıkları şeylere yakın olmak ister.
Hoşgörü
Vazgeçmek ve hoşgörü göstermek tüm potansiyel düşmanların savaşma arzusunu yok edecektir.Asla kimseyi açıkça eleştirmeyin,bu davranış onların özgüvenlerini yitirmelerine ve değişmeye karşı direnmelerine neden olur.Fikirler üretin,öneriler getirin.
Yansıtma ve Uyum
Kurbanlarınızı rahatlatmanın anahtarı,onları yansıtmak,ruhsal durumlarına uyum sağlamaktır.İnsanlar narsisttir,kendilerine en fazla benzeyenlere yakın olmak isterler.Onların değerlerini,zevklerini paylaşır gibi görünün,ruhlarını anlayın ve derhal büyünüze kapılacaklarından emin olun.
Gerçek Yardım
Blöf ve palavra dünyasında gerçek hareketler ve gerçek yardımlar belki de çekiciliğin en üst noktasıdır.
Kibarlık Etkisi
Yapısal olarak sert ve gevrek olan balmumu biraz ısıtılırsa yumuşar ve istediğiniz şekle girer.Aynı şekilde kibar ve dostça davranarak,haşin ve kötü niyetli insanları bile esnek ve nazik hale getirebilirsiniz.Yani balmumu için ısı neyse,insanlar içinde kibarlık odur.
Tepkisel Davranış
Çoğunlukla kişiliğimiz bize karşı yapılan muameleyle şekillenir:eğer ana babamız ya da eşimiz savunmaya yönelik ya da tartışmacı bir tavır sergiliyorsa,biz de aynı biçimde yanıtlama eğilimi gösteririz.İnsanların dışavuran karakter özelliklerini gerçek olarak algılamayın.Belki sergiledikleri özellikler sürekli temas kurdukları insanların davranışlarının yansımasıdır ya da tam tersini gizliyordur.Haşin bir görünüş belki sıcaklık arayan birini gizliyordur;baskıcı,ciddi bir görünüm belki denetleyemediği duyguları gizlemeye çabalıyordur.
Yön ve Takip
İnsanlar sizin bir planınız olduğuna,nereye gittiğinizi bildiğinize inanırlarsa,içgüdüsel olarak sizi takip ederler.Yön önemli değildir:bir dava,bir ideal,bir vizyon seçin ve hedefinizden şaşmayacağınızı gösterin.İnsanlar özgüveninizin bir gerçeklikten kaynaklandığını düşüneceklerdir.
İtici Nitelikler
İtici nitelikleri yalnızca başkalarında değil kendi içimizde de tanımamız çok önemlidir.Neredeyse hepimizin benliğinde,İticinin bir, iki niteliği yatar ve bunları bilinçli olarak ayıklarsak,daha baştan çıkarıcı oluruz.Örneğin cimrilik bir insanın tek kusuru ise İtici olduğunu kanıtlamaz ama cimri bir insan gerçekten baştan çıkarıcı sayılmaz.Baştan çıkarma,aldatma amacıyla bile olsa kendinizi açmak demektir ve eğer para harcamaya kıyamıyorsanız,kendinizide başkalrına vermeye kıyamazsınız.
İlgisizlik Tehlikesi
İlgi gösterilmemek kadar insanı öfkelendiren başka bir şey yoktur.Baştan çıkarma sürecinde krbanınızı kuşkuya düşürmek için ara sıra geri çekilebilirsiniz ama uzun süreli ilgisizlik baştan çıkarmanın büyüsünü bozacağı gibi nefrettte uyandırır.
Sabır ve Zamanlama
Acelecilik duygularınızın derinliğini değil,kendinize olan düşkünlüğünüzü gösterir.Bazen birini sizi sevmesi için acele ettirebilirsiniz ama bu çeşit sevginin içermediği zevklerden yoksun kalırsınız.Eğer doğuştan tez canlı iseniz,bunu gizlemek için elinizden geleni yapın.Belki çok garip gelecek ama,kendinizi geri çekmek için harcayacağınız çabayı kurbanınız son derece baştan çıkarıcı olarak algılayacaktır.
Baştan çıkarma uzun süreye yayılan,ne kadar ağır giderseniz,kurbanınızın beynine o kadar derinden işleyen bir süreçtir.Sabır,odaklanma ve stratejik düşünme gerektiren bir sanattır.
Doğru Kurban Seçimi
Kendi içlerindeki boşluğu doldurabileceğiniz,sizi egzotik biri gibi görenler,en doğru kurbanlardır.Genelde onlar yalnız kalmış,belki son zamanlarda başlarından kötü olay geçmiş mutsuz kişilerdir.Tam anlamıyla mutlu olan birini baştan çıkaramazsınız.
Yaşam yanlış insanların peşinden koşup,baştan çıkarmaya uğraşmakla harcanmayacak kadar kısadır
Belirgin biçimde utangaç ya da mesafeli olan insanlar genellikle dışa dönüklerden daha iyi kurban olurlar.Bu tipler içlerini boşaltmak için çırpınıyorlardır ve unutmayın ki durgun sular derin akar.Çok fazla boş zamanı olan insanlarda kolayca baştan çıkarılabilir.Doldurabileceğiniz beyin boşlukları oldukça geniştir.
Mesafe ve İlgi
Başlangıçta fazla ilgi göstermek özgüvensizliği çağrıştırır ve amacınız hakkında kuşku uyandırır.En kötüsü olarak da kurbanınıza hayal kurma olanağı bırakmaz.
Erkeğin duygularını çok erken açıklamasının doğru olmadığını düşünürdü.Bu davranışın sinir bozduğuna ve güvensizlik uyandırdığına inanırdı. Bir kadın kendisine söylenenlerden çok kendi tahminleriyle sevildiğine daha kolay ikna olur.
Çocuklar,kediler deniyormuş gibi görünmedikleri,hatta biraz ilgisiz davrandıkları için bizi kendilerine çekerler.
Takip Edilmeme
Yaşamın hiçbir alanında herhangi bir şeyin peşinde olduğunuzu belli etmemeniz gerekir.Aksi takdirde oluşacak direnişi asla kıramazsınız.
Arzu ve Yokluk
Arzu ve aşk insanın sahip olmadığı nesnelere ya da niteliklere karşı hissettikleridir.
Maske ve Boşluk
Toplumda herkes maske takar;olduğumuzdan çok daha özgüvenli gibi görünmeye çalışırız.Benliğimizdeki kuşkucu yönleri başkasının görmesini istemeyiz.Aslında egolarımız ve kişiliklerimiz göründüğünden çok daha kırılgandır,karmaşa ve boşluk duygularını örterler.Bir baştan çıkarıcı olarak asla bir insanın görünümünü gerçeği olarak kabul etmemelisiniz.Herkes,bütünlük duygusundan yoksun olduğu, benliğinin derinliklerinde bir kayıp hissi taşıdığı için, baştan çıkarılmaya yatkındır.Kuşkularını ve kaygılarını yüzeye çıkarınca sizi izlemeleri kolay olur.
Ayna Tekniği
İnsanların çoğu kendi dünyalarına kapandığından,inatçılaşır ve ikna edilmesi zor olur.Onları kabuklarından dışarı çıkarıp,baştan çıkarma olgusunu başlatmanın yolu ruhlarına girmektir.Onların kurallarıyla oynayın,onların hoşuna giden şeylerden hoşlanın,kendinizi onların ruhsal durumuna uyarlayın.Böyle davranarak kökleri derine giden narsizmlerini okşayacak ve savunma duvarlarını yıkacaksınız.
Kadınlar ancak kendilerine karşı şanslarını zorlayan ve ruhlarına girenlerin yanında rahat ederler.
Narsizm
Hepimiz narsistiz.Çocukken narsistliğimiz fizikseldi:kendi imajımıza,kendi bedenimize sanki ayrı bir varlıkmış gibi ilgi gösterdik.Büyüdükçe narsistliğimiz daha psikolojik bir duruma geçti:kendi zevklerimize,fikirlerimize,deneyimlerimize daldık.Çevremizde sert bir kabuk oluşturduk.İnsanları kabuklarından çıkarmanın yolu ise daha fazla onlara benzemekten,kendilerini bir aynada görmelerini sağlamaktan geçer.Günlerce akıllarından geçenleri incelemek zorunda değiliz;ruhsal durumlarına,zevklerine uyum göstermek,oyunlarına katılmak yeterlidir.Böyle davranmak onların savunmalarını indirmelerine yol açar.Özdeğerleri sizin farklı alışkanlıklarınız ya da değişik oluşunuz nedeniyle tehdit edildiği duygusuna kapılmaz.İnsanlar gerçekten kendilerini severler ama en fazla sevdikleri nokta ise kendi fikirlerinin,zevklerinin başka birinde yansıdığını görmektir.Böylece geçerlilik kazanırlar.Doğuştan gelen özgüvensizlikleri kaybolur.Aynadaki imgeleriyle hipnotize olunca rahatlarlar.Artık iç duvarları yıkıldığına göre onları ağır ağır dışarı çekebilir ve zamanı gelince dinamikleri tersine çevirebilirsiniz.Size açıldıkları zaman kendi ruhsal durumunuzu ve ateşinizi onlara aşılamak kolaydır.
Onlara gösterdiğiniz benzerliklerin altında kendi kimliğinizin güçlü bir varlığı yatmaktadır.Zamanı gelince onları kendi ruhunuza çekeceksiniz,onların sahasında yaşayamazsınız.Öyleyse ayna göstermeyi çok uzatmayın.Bu taktik yalnızca baştan çıkarmanın ilk aşamasında yararlıdır.
Sürpriz ve Öngörülemezlik
Sizin ne yapacağınızı merak etmeleriniz sağlayacak biçimde davranın.Siz hiç beklemedikleri bir şey yapmanız onlara çok keyifli bir duygu verecek ve bundan sonra atacağınız adımları önceden tahmin edemeyeceklerdir.
Çocuklar genelde inatçı,söylediklerimizin tam tersini bilinçli olarak yapan yaratıklardır.Ama çocuklara bir sürpriz vaat ederseniz,inatçılıklarından seve seve vazgeçerler.Bir sürpriz bekledikleri sürece çocuklar iradelerini askıya alırlar.Bu olasılığı gözlerinin önünde salladığınız sürece,sizin köleniz olurlar.Bu çocukluk alışkanlığı benliğimizin derinliklerine gömülmüştür ve nereye gittiğini bilen biri tarafından bir yolculuğa çıkarılmak zevk almanın bir unsuru olarak kalmıştır.
Hayal Kurma Fırsatı
İnsanlar sizin hakkınızda hayal kurma fırsatını yakalamak için ölüyodur.Kendinizi fazla açıklayarak ya da fazla tanıtarak,sıradan olarak kurbanınızın sizi olduğunuz gibi görmesine izin verip bu altın fırsatı elinizden kaçırmayın.
Kırılganlık
Bir insanın denetleyemediği kırılganlığı aslında en baştan çıkarıcı niteliğidir.Hiçbir zayıflık göstermeyenler ise kıskançlık,korku,öfke uyandırdıklarından,onları aşağıya çekmek için sabote ederiz.
Davranışla Kanıtlama
Övgüler ve güzel sözler ancak bir yere kadar gider.Sözlerinizi davranışlarınızla kanıtlayacağınız bir zaman gelecektir.Daha doğrusu insanların çok fazla incelediği ve konuştuğu bu dünyada,herhangi bir biçimde harekete geçmenin baştan çıkarmayı güçlendirici bir etkisi vardır.
Direniş ve Özverim
Çoğu zaman çok çabuk vazgeçersiniz.Öncelikle baştan çıkarmanın temel yasasını öğrenin:direniş göstermek karşınızdaki kişinin duygularının bu sürece katıldığının belirtisidir.Eğer insanlar sizi tanımadıkları için direniyorlarsa,özverili olduğu açıkça görülen,kendinizi kanıtlamak için nereye kadar gideceğinizi belirten bir davranış son derece güçlü bir adımdır.
Bir başkasının iyiliği için bir girişimde bulunma fırsatı birdenbire karşınıza çıkar.Kendi değerinizi işte tam o anda göstermek zorundasınız.Birini kurtarma durumu,bir armağan hazırlama ya da ancak sizin yapacağınız bir iş olabilir ve o anda her şeyi bir yana bırakıp yardıma koşmanız gerekir.Önemli olan aceleyle davranıp bir hata yapmanız,aptal gibi görünmeniz değil,kendinizi sonuçlarını düşünmeden onlar uğruna harekete geçirmeniz.
Çocuk Pozisyonu
Sigmund Freud mesleğinin erken döneminde garip bir sorunla karşılaşmıştı:kadın hastalarının çoğu kendisine aşık olmaktaydı.Nedenini bildiğini sanıyordu:hastalar,rahatsızlıklarının kaynağı olan çocukluk dönemine Freud'un dürtüsüyle geri dönüyorlardı.Freud'un çok az konuşması ama ilgileniyor gibi görünmesi,başka bir deyişle geleneksel baba figürü gibi görünmesi bu etkiyi arttırıyordu.
İnsanları baştan çıkarmanın en iyi ve en sinsi yolu kendinizi çocuk konumuna getirmektir.Kendilerini daha güçlü ve kontrolü elinde tutuyor gibi görecekleri için,ördüğünüz ağa daha kolayca yakalanırlar.Korkacak hiçbir şeyleri olmadığını düşünürler.
Özgürlük ve Yasak
Ne iyi yetiştirilmiş bir metresin tutkulu aşkı ne de saygı duyduğu bir kadınla sürdürdüğü evlilik, bir erkeğin toplumsal itibarını etkilemeden kendini alçaltabileceği zevkleri verecek olan bir fahişenin yerini tutabilir.Pişmanlık,sorumluluk duymadan her şeyi söyleyebilme,yapabilme zevkinin garip ve bayağı gücünün yerine başka hiçbir şey geçemez.Düzenli topluma,erkeğin düzenli yapısına ve özellikle dinine karşı sürdürdüğü bir başkaldırıdır aslında.
Bir insana sizinle birlikte kabul edilebilir,kibar davranışların ötesini araştırma fırsatı verirseniz,kişiliklernin gizli kalmış yönlerini ortaya çıkarabilecekleri için, çok derin ve çok güçlü bir baştan çıkarmanın gerekli unsurlarını oluşturmuş olursunuz.
Acı ve Zevk Dengesi
Fiziksel yönlerimizin üzerinde fazla duran bir baştan çıkarıcı bizde utangaçlık ve biraz da tiksintiye neden olacaktır.Yani başka noktalara odaklanın.
Baştan çıkarma sürecinde yapılacak en büyük hata fazla iyi davranmaktır.Başlangıçta belki iyi davranışlarınız çekici gibi gelebilir ama kısa sürede tekdüzeleşecek,sizi, memnun etmek için yeterinden fazla çabalayan,güvensiz biri gibi gösterecektir.Kurbanlarınızı iyilik ve nezaketle sarmalak yerine biraz acı vermeyi deneyin.İlginizi üstlerine odaklayarak onları çekin ve ardından yön değiştirip ilgilenmiyormuş gibi davranın.Kendilerini suçlu ve güvensiz hissetmelerini sağlayın.Hatta ayrılık süreci başlatıp onları boşluğa ve acıya iterek kendinize manevra sahası kazandırın.Ardından uzlaşıp,özür dileyip,daha önceki yaklaşımınıza dönerek onları güçsüz bırakın.Oluşturduğunuz inişler ne kadar derin olursa,çıkışlar da o kadar yüksek olacaktır.
Baştan çıkarma süreciniz asla mutluluk ve uyuma doğru tekdüze yükselen bir yol izlememelidir.Zirveye çok çabuk ulaşınca alınan keyif sönük olacaktır.Herhangi bir değer vermemizi daha önce çektiğimiz acılar saplar.Ölümün kıyısından geçmek,yaşamı sevmemize yol açar;çok uzun bir yolculuk eve dönüşü daha zevkli hale getirir.Büyük bir rahatlama sağlamak için göreviniz üzüntü,umarsızlık,kaygı dolu dakikalar yaratmaktır.İnsanları öfkelendirmekten çekinmeyin;öfke kancanızı onlara taktığınızın bir işaretidir.Kendinizi zor bir insan gibi gösterdiğiniz taktirde kaçmalarından korkmayın - biz yalnızca canımızı sıkanlardan kaçarız - Kurbanlarınızı çıkardığınız yolculuk zorlu olabilir ama asla sıkıcı olmamalıdır.Ne pahasına olursa olsun,kurbanlarınızı duygusal ve tetikte tutun.İradelerinin son kırıntılarını silip süpürmek için yeterince iniş çıkış oluşturun.
Çoğunlukla iyi davranmamızın nedeni benliğinizdeki iyilikten değil özgüvensizlikten,memnun edememe korkusundan kaynaklanmaktadır. Kurbanlarınıza vereceğiniz acı ,kendilerini daha canlı hissetmelerini,şikayet etmelerini,kurban rolü oynamalarını sağlayacaktır.Sonuç olarakta acıyı zevke çevirince,sizi kolayca bağışlayacaklardır.Kıskançlık duygusunu uyandırın,kendilerini güvensiz hissetmelerini sağlayın ve daha sonra onu rakiplerine tercih ederek egolarını yükseltin.
Anne Sevgisi ve Red
Küçük çocukken annemiz bize sevgisini veriyor ve bunun dışında bir şey öğrenmiyoruz.Ama biraz büyüyünce,onun sevgisinin de koşulsuz olmadığını fark ediyoruz.Eğer uslu olmazsak,onun istediği gibi davranmazsak,sevgisini geri çekebilir.Sevgisini geri çekeceği fikri bizi kaygılandırınca önce öfkeye kapılıyoruz ve ona gösteririz fikrine uygun olarak öfke krizleri yaratıyoruz.Bu gösteri asla işe yaramıyor ve bizi reddetmemesi için onu taklit etmemiz,onun kadar sevecen,ilgili ve nazik olmamız gerektiğini yavaş yavaş öğreniyoruz.Bu yaklaşım annemizi bize çok derin bir biçimde bağlayacaktır.Öğrendiğimiz davranış biçimi yaşamımızın sonuna dek benliğimize yerleşmiş olacaktır:reddedildiğimizi ya da bize soğuk davranıldığını hissedince,karşımızdakine kur yapmaya,peşinden koşmaya ve sevmeye başlıyoruz.
Başlangıçta kurbanlarınıza büyük bir ilgi gösterin.Bu duygunun nereden kaynaklandığından emin olamayacaklardır ama harika bir duygu olduğundan yitirmek istemeyeceklerdir.Stratejik olarak gerileyip ilginizi azaltınca,kaygıya,öfkeye kapılacaklar belki öfke krizi sergileyecekler ve ardından çocuklara özgü tepkiler vereceklerdir.
Ürkeklik ve Cesaret
Hiç kimse ürkek olarak doğmaz;ürkeklik geliştirdiğimiz bir korunma aracıdır.Eğer asla riskleri göze almazsak,asla denemeye kalkışmazsak,başarı ya da başarısızlığın sonuçlarına katlanmak zorunda kalmayız.Eğer kibar davranırsak,sırnaşıklık yapmazsak,kimse bize kırılmaz,daha doğrusu sevilecek biri görülürüz.Cesaret ise canlandırıcıdır,erotiktir ve baştan çıkarma sürecini sonlandırmak için gereklidir.Doğru kullanıldığında kurbanlarınıza onların etkisiyle kontrolü yitirdiğiniz izlenimi verir ve aynı biçimde davranmaya iter.
Strateji ve Savaş
Kutuplaşma
Herkesin bulunduğu merkeze girmeye çalışmayın ;kalabalığın içinde dövüşecek yer bulamazsınız.İnsanları kutuplaştırın,bazılarını uzaklara itin ve savaşmak için bir alan açın.Yaşamdaki her şey sizi merkeze itmek için komplo kurmaktadır ve bu yalnızca politika için geçerli değildir.Merkez uzlaşmacılık dünyasıdır.Her zaman en az direniş gösteren barış,uzlaşma yolunu seçerseniz,kim olduğunuzu unutursunuz ve herkesle birlikte merkeze gömülürsünüz.
Sevilen kişi olmak yemini yutmayın,saygı gösterilen ya da korkulan kişi olun.
Çatışmanın Önemi
Arkadaşları ve ardından ebeveyni ile yaptığı çatışmalarda çocuk dünyaya uyum sağlamasını ve sorunlarla başa çıkma stratejilerini öğrenir.Her ne pahasına olursa olsun çatışmalardan kaçınan ya da yeterinden fazla koruyucu bir aileye sahip olan çocuklar sosyal ve zihinsel açıdan engelli olarak büyürler.
İlkesizlik İlkesi
Napolyon'a hangi savaş ilkelerini izlediğini sordukları zaman,hiçbirini izlemediğini söylemişti.Sizin tek ilkenizde hiçbir ilkeye sahip olmamak olmalıdır.
Korku Yönetimi
Korkularınızla yüzleşmek,yüzeye çıkmasını sağlamak,onları göz ardı etmekten ya da bastırmaya çalışmaktan daha iyidir.Korku soğukkanlılığın en yıkıcı duygusudur ve bilinmeyenle beslendiğinden hayal gücümüzün çılgın olmasına izin verir.
Zorunluluk
Dünyayı ihtiyaçlar yönetir.İnsanlar ancak gerekli olduğu takdirde davranışlarını değiştirirler.Yaşamları buna dayalı olunca zorunluluk duygusuna kapılırlar.
Yenilgi ve Ölüm
Ölüm önemli değildir ama yenilmiş olarak yaşamak her gün ölmektir. Risk almayı sürekli bir alıştırma biçimine getirin ve asla kendinizi rahatlatmayın.
Ekip Oluşturma
Bir ekip oluştururken sahip olmadığınız becerileri sergileyen,eksiklerinizi tamamlayan kişileri seçmelisiniz.Çok parlak öz geçmişine bakarak insan seçmeyin.Becerilerinin ötesinde psikolojik yapısına da bakın.
Aldatma Stratejisi
Uysal görünün ki,o size güvensin ve böylece siz onun gerçek durumunu öğrenin.Sanki sizmişsiniz gibi fikirlerini kabul edin ve olaylarına karşılık verin.Her şeyi öğrenince,gizlice onun gücünü kendinize alın.
İsim ve İtibar
Sert ve ödün vermeyen bir kişi olarak isim yapın ki,insanlar daha sizinle karşılaşmadan önce biraz gerilsinler.
Zamanlama
Sizi daha az değil,daha fazla görmek istedikleri duygusunu bırakarak ayrılmalısınız.Sohbeti ya da görüşmeyi karşı tarafın beklediğinden bir dakika önce bitirerek bunu başarabilirsiniz.Çok erken ayrılırsanız ürkek ya da kaba olarak nitelendirilirsiniz, ama eğlenmenin ve canlıığın tam doruk noktasında ayrılmak son derece olumlu bir izlenim bırakacaktır.
Belirsizlik ve Gerçek
En iyi aldatmacalar belirsizlik üzerine kurulur;gerçeklerle kurguları birbirinden ayrılmayacak şekilde karıştırın.Kişilerin gerçek algılarını denetlediğiniz zaman onları denetliyorsunuz demektir.
Zayıf Görünmek
Dünyaya sergilediğiniz görünümü denetlemek en önemli aldatmaca becerisidir.İnsanlar gözleriyle gördüklerine karşılık verirler.Eğer çok zeki ve kurnaz görünürseniz,savunmalarını güçlü tutacaklarından onları yanlış yönlendirmeniz olanaksız olacaktır.Bunun yerine tam tersini yapıp kuşkularını yatıştıracak bir görünüm sergilemeniz gerekir.En iyi aldatmaca zayıf görünmektir;karşı tarafın kendini üstün kabul etmesini ve sizi umursamamasını ya da yanlış zamanda saldırıya geçmek için yemi yutmasını sağlar.
Müttefiklik
En yaygın hata ne kadar fazla müttefikimiz varsa durumumuzun o kadar iyi olacağına inanmamızdır.Sayısız müttefike sahip olmak başkalarının savaşlarına karışma olasılığımızı yükseltir.En kusursuz müttefikler,kendi başınıza elde edemeyeceklerinizi size verenlerdir.
Çekicilik ve Gizem
Boşluk ve Belirsizlik
Olduğunuz kişiye biraz boşluk ve belirsizlik katmalısınız.Fikirleriniz değerleriniz ve zevkleriniz asla insanlara fazla açık olmamalıdır.
Her an erişebilir olmamalısınız.Bir gün ya da bir haftayı sizi görmeden geçirebilirler.Yok olduğunuz zamanlar zihinlerinde daha geniş alanları işgal edersiniz.izi daha az değil,daha fazla isterler.
Albümlerini uzun aralıklarla çıkararak halkın daha fazla açlık duymasını sağladı.
Açık Uçluluk
Her zaman sunumu ve mesajı görece açık uçlu bırakın.Bu nedenle Shakespeare ve Çehov gibi büyük sanatçıların yapıtları yüzyıllardır okunuyor ve her seferinde heyecan verici geliyor, her kuşak onların yapıtlarına istediği gibi yorum getirebiliyor.Bu insanlar insan doğasının zamansız unsurlarını betimlediler ama yargılamadılar ve seyircileri ne düşünecekleri ya da ne hissedecekleri konusunda yönetmediler.
Ulaşılamaz Olma
Son olarak ulaşılamayana ya da olanaksıza erişme olasılığını insanların önüne serin.Unutmayın:İnsanları gizlice harekete geçiren dürtü,sahip olmak değil arzulamaktır.Bir kez insanlar istediklerini ya da sizi elde ettikleri zaman,sizin değeriniz ve size duydukları saygı derhal azalmaya başlar.Ortadan yok olmayı,sürpriz yapmayı ve kovalamaca başlatmayı sürdürün.Bunu yaptığınız sürece güç sizdedir.
Arkadaşlık Dinamiği
İster erkek ister kadın tüm tanıdıklarınıza,onların dostluğundan ara sıra vazgeçebileceğinizi bildirmeniz tavsiye olunur.Bu durum arkadaşlığınızı sağlamlaştırır.Çünkü bırakın bir insanı bir köpek bile çok fazla nazik davranılmasına dayanamaz.
Özel Gözlemler
Dakiklik ve Üstünlük
Örneğin ister gerçek ister hayali olsun üstünlüklerini sergilemek isteyenler genelde geç gelirler.Dakik olmak zorunda hissetmezler.
Yaşlanma ve Tekrar
Yaşımız ilerledikçe geçmişe daha fazla bağlanırız.Alışkanlıklar bizi yönetir.Yaratıcılığın yerini tekrarlama alır.
Eleştiri
Yaşam için bir erkek için,beden için
kadınlar tarafından eleştirilmek kadar önemli ve yararlı başka bir şey yoktur.
Şikayet Etmeme
Asla sızlanmayın,şikayet etmeyin,kendinizi haklı göstermeye çabalamayın.