Sex at Dawn
Tarım Devrimi ve Sonuçları
Modern evliliklerin yarısının çökme sebebi, türümüzün cinselliğinin yaklaşık 10.000 yıl önce tarımla birlikte "tehdit edici" görülüp susturulmuş olmasıdır.
"Tarımın kökeni... türümüz için bir felakettir ve ondan asla tam olarak kurtulamadık." (Jared Diamond'dan alıntı).
Tarım öncesi toplumlar "şiddetli eşitlikçilik" (fierce egalitarianism) üzerine kuruluydu; her şey (yiyecek, çocuk bakımı, seks) paylaşılıyordu.
Avcı-toplayıcılar için mülkiyet bir yük olduğundan, her şey (vücut dahil) paylaşılırdı. "Stingy" (cimri) olmak en büyük sosyal ayıptı.
Tarımla birlikte "burası benim tarlam" diyen insan, "bu benim eşim" ve "bu benim çocuğum" diyerek biyolojik paylaşımcılığı terk etmiştir.
İnsan Doğası ve Kültür
Bir şeyin "doğal" hissettirmesi, onun biyolojik olarak doğru olduğu anlamına gelmez. Kültür, zihnimizin derinliklerine kadar ulaşır.
Batılılar karides yerken çekirgeden iğrenir; oysa her ikisi de aynı eklembacaklı grubundadır. Bu tamamen kültürel bir tiksintidir.
İnsan doğası, bir bahçe gibi düzenlenmiş, yabani otlar (istenmeyen dürtüler) ayıklanmıştır. Tarım, insanı evcilleştirmiştir.
Medeniyet, büyük ölçüde bloke edilmiş, konsantre edilmiş ve yönlendirilmiş erotik enerji üzerine kuruludur.
Primat Akrabalarımız
DNA'mız şempanze ve bonobolardan sadece %1.6 oranında farklıdır. Bu, bir köpeğin tilkiden olan farkından daha azdır.
Bonobolarda cinsellik üremeden tamamen bağımsızdır; grup içi bağları güçlendirmek ve stresi azaltmak için kullanılır.
Doğada geniş sosyal gruplarda yaşayan ve tek eşli olan tek bir primat bile yoktur (insan hariç tutulursa).
Bonobolarda "babalık" bilinmez ve önemsizdir; her çocuk grubun ortak çocuğudur.
Primatlar arasında testis boyutu ile grubun cinsel serbestliği arasında doğrudan bağ vardır. İnsan testisleri, tek eşli bir tür için çok büyüktür.
Sosyallik ve Yalnızlık
İnsan en sosyal hayvandır; en büyük ceza fiziksel işkence değil, sürgün veya hücre hapsidir (yalnızlık).
İlk insanların en büyük korkusu "diğer insanlar" değil, "yalnız kalmaktı". Dışlanmak ölümdü.
Yalnızlık, modern dünyada bir tercih gibi görünse de biyolojik olarak "ölüm fermanı" gibi hissedilir; bu yüzden sosyal onaya bu kadar muhtacız.
Cinsellik ve Tek Eşlilik
Kadın cinselliği tarımdan önce bir sosyal yapıştırıcıyken, tarımdan sonra kontrol edilmesi gereken bir "risk faktörü" (mirasın kime kalacağı endişesi) haline gelmiştir.
Tek eşlilik, biyolojik bir ihtiyaçtan ziyade, tarım toplumunun ekonomik bir gerekliliğidir.
Bekaret takıntısı ve kadın sünneti gibi korkunç uygulamalar, tamamen "babalık kesinliği" sağlamak için icat edilmiş kültürel araçlardır.
Doğada dişilerin cinsel olarak aktif olup kimin baba olduğunu saklaması, bebeklerin erkekler tarafından öldürülmesini (infanticide) engeller.
Babalık ve Çocuk Yetiştirme
Tarım öncesinde babalık bir "kaygı" değildi çünkü tüm grup çocukları paylaşıyordu.
Bir çocuğun birden fazla biyolojik babası olabileceğine dair inanç (Amazon kabilelerinde yaygındır).
Eğer babalığı kesin olarak bilemezseniz, tüm çocuklara iyi bakmak zorundasınızdır. Bu, grubun hayatta kalma şansını artırır.
Mismatch Theory (Uyumsuzluk Teorisi)
Mismatch Theory (Uyumsuzluk Teorisi): Evrimsel mirasımızla modern yaşam tarzımız arasındaki uçurumun yarattığı stres ve mutsuzluk.
Modern çevre değişmiş olsa da, cinsel donanımımız ve arzularımız hala mağara adamı/kadını seviyesindedir.
Yüksek kalorili gıdalara olan aşırı düşkünlüğümüz (obezite), geçmişteki kıtlık korkusunun bir kalıntısıdır. Aynı şey "cinsel çeşitlilik" arzusu için de geçerlidir.
Hyper-novelty: Modern dünyanın sunduğu aşırı uyarım (pornografi, sosyal medya), ilkel beynimizi sürekli "alarm" veya "ödül" modunda tutar.
İlişkilerde Arzu ve Heyecan
Uzun süreli ilişkilerde cinsel arzunun düşmesi bir "sorun" değil, beynin aynı uyarana karşı verdiği doğal bir tepkidir.
Kadınların cinsel isteksizliği genellikle "partnerine" karşıdır, sekse karşı değil. Yenilik kadın libidosu için de en büyük tetikleyicidir.
Oksitosin (bağlanma hormonu) ve Dopamin (heyecan hormonu) arasındaki çatışma. Evlilik oksitosini beslerken dopamini öldürür.
Biyolojik Özellikler ve İşaretler
Büyük ve gösterişli penis, sadece bir boşaltım organı değil, dişiyi uyarmak ve sosyal statü göstergesi olarak evrimleşmiş bir "reklam" aracıdır.
Antik Yunan heykellerindeki küçük penislerin "akıl ve kontrolü", büyük penislerin ise "hayvani dürtüleri" temsil etmesi kültürel bir tercihtir; biyoloji ise tam tersini (büyüklüğü) seçmiştir.
Kadınların seks sırasında ses çıkarması; genelde grubun diğer erkeklerini uyarmak ve rekabeti artırmak için evrimleşmiş bir özelliktir.
Sonuç
Modern toplum, doğal cinsel varyasyonları "sapıklık" veya "hastalık" olarak etiketleyerek insanları sürekli bir suçluluk duygusuna mahkum etmiştir.
Bizler, tarım toplumunun prangalarına vurulmuş, bonobo kalpli varlıklarız.